Yeni Nedenler Çağı

TWEET THIS

Yeni kavramların kol gezdiği bir dönemdeyiz. Eskilerin normalini çok iyi anlıyormuşuz gibi "yeni normali" kolayca tanımlayabiliyoruz. "Sosyal mesafeli" evrenimizin sonuçlarını belirsizlik kavramı ile açıklayabiliyoruz sanki sosyal mesafesizken her şey çok belirli ve bu belirlilik içerisinde önümüzü net görebiliyormuşuz gibi. "Farkındalık" arttı diyecek gibi oluyoruz ama o da neyin farkına vardık henüz göremiyoruz. 

Sorduklarında söylediğim ünvanım "dijital düşünür" olarak benim tespitim, yaşadığımız son 10 yılı, içinden geçtiğimiz şu pandemi dönemini de kapsayacak şekilde tarifleyen en net ifade "yeni nedenler çağı". Teknoloji ve onunla birlikte hayatımıza giren yeni iş modelleri yüzünden inovasyon kavramı gücünü yitirdi. Sarı sayfalar döneminden, internetteki listeleme girişimlerine geçişi "inovasyon" ile açıklıyorduk ve o dönemlerde bu, büyük bir dönüşümü ifade ediyordu. Sonralarda "Uber anı" dediğimiz kavramı hayatımıza sokan "yıkıcı inovasyon" girişimleri ile tanıştık. Bildiğimiz ve kusursuz bir şekilde çalıştığını düşündüğümüz iş modellerinin aslında birer sabun köpüğü olduğu gerçeği ile yüzleştik. İş modelleri ardı ardına yıkılıyor ve "zihinsel açıklığa" sahip yüzlerce girişimci tüm "hayal güçlerini" teknolojinin verdiği imkanları da kullanarak yeni dikeyler yaratmaya adıyordu. Uber, Airbnb, Amazon, Udemy ve benzeri onlarca girişim, ulaşım, konaklama, ticaret, eğitim gibi çok temel insan ihtiyaçlarını karşılamak için "yeni nedenlerimiz" olduğunu öğretti bize. Tüketici farklı düşünmeye ve kapitalist evrimin onlarca yıl ona ezberlettiği tedarik zincirini sorgulamaya başladı. Dijital olarak adlandırdığımız kanalların alternatif dağıtım kanalı olduğu günlerden ana mecramız haline gelmesi arasındaki geçişi sadece 10 yıllık süre içerisinde tamamladık. Bir başka ana akım olan medyanın gücü ise sosyal medyanın yıkıcılığına dayanamadı. "İçerik kraldır" döneminin çocukları daha fazla mobilize hale gelip, içeriğin bizzati tüketeni tarafından üretildiği dijital mecralar sayesinde, bir bilgiye erişmek için kullandığımız araçlar değişti. Artık dünyanın her hangi bir bölgesindeki gelişmeyi öğrenmek için akşam haberlerini beklediğimiz ya da bir önceki güne dair herşeyden malumatımız olsun diye aldığımız gazeteler anlamını yitirdi. Habere ve bilgiye erişimde "hız" yeni dönemin tanımlayıcısı haline geldi. Üstelik bazen kirliliği de beraberinde getiren bu hızlı bilgi çağı çözümünü de teyit.org gibi yine dijital yollarda aradı. 

Bugün bir yönetim kurulu toplantı odasına girip "dijital düşünmeyi öğrenmeliyiz" dediğim yöneticilere sunabileceğim "nedenlerin" haddi hesabı yok. İnovasyon veya daha eski okul bir tarifle restorasyon için çok geç kaldık. Dijital bir kentsel dönüşüm yaşıyoruz. Hepimiz biliyoruzki bugünlerle birlikte hayatımıza giren onlarca kavram bir şeylere neden yaratma çabası. Ne kadar kuvvetli nedenlerimiz olursa o kadar hazır olduğumuzu düşünürüz her zaman ve pandemi bize hiç olmadığı kadar kuvvetli bir neden sundu durup yeniden bakmak için olup bitene. Cisco Webex projesinde mühendis olarak çalışırken 2011 yılında ayrılıp Zoom'u kuran Eric Yuan ilk kez dünyanın en zenginleri arasına girdi 7.8 milyar dolarlık mal varlığı ile. Onun da zenginliğine pandemi gibi bir nedeni var artık ve bunu itiraf etmekten de çekinmiyor Yuan businesinsider'a verdiği röportajda. Eric ya da başka bir girişimci için pandemi bir neden değil aslında, sadece hızlandırıcı. Hemen her pozisyondaki yöneticinin lafa giriş cümlesi haline gelen yeni normalin bundan sonra başımıza geleceklerdeki rolü "hızlandırıcı etkisi". Zaten kaçışı olmayan bir yıkım için, görüşümüzü daraltan zihinsel tıkanıklığımıza lavabo aç etkisi yapan pandemi ile birlikte açılan zihinler, başka bir dünya olabileceğini de test etti. Aksi taktirde 2011 yılından beri orada duran bir aracı sadece 3 aydır kullanıyor olmamızı nasıl başka türlü açıklayabilirizki. Uzaktan eğitim yeni icat olmuş gibi bakarken belki de dünyanın en etkili uzaktan eğitim girişimi Udemy'in bir türk tarafından kurulmasına ne demeli. Bakanlar ile görenler arasındaki perdeler birer birer aralanıyor pandemi sayesinde. World Economic Forum'un sitesinde yer alan "Virus dünyanın işleyişini nasıl değiştiriyor?" sorusuna kapitalizm ve korona virüs bağlamında yanıt arayan makalede, yakın gelecekte yeni bir ekonomik modele geçeceksek koronoa virüsün buna nasıl kuvvetli bir neden olabileceğini anlatıyor.

Korona virüsün yeni normal için tek başına bir neden olduğunu söylemek tabiki çok temel bir farkındalık problemi. Bu sebepledir ki bugünlerde çok rahat bir şekilde sarfedlien "farklındalığım arttı" söylemlerine sosyal mesafeli yaklaşıyorum. Bir pandeminin dünyanın değişimi için neden olabilmesi ile Avusturya Maceristan imparatorunun öldürülmesinin 1. dünya savaşınının sebebi olduğunu düşünmek arasında temelde hiç bir fark yok. Pandeminin görüşümüzü engelleyen sis örtüsünü kaldırdığı doğru. Bundan öte bir yorum Eric ya da Udemy'in sahibi Eren'in bir gün pandemi çıkarsa diye girişim kurmalarına benzer. Okula gitmeyi eğitime, toplantıya gitmeyi işimizi halletmeye "neden" olarak görmeyip yeni nedenler yaratıyor bu girişimciler bize. Toplantıya, okula alışveriş merkezine gitmemek için nedenlerimiz var artık ve pandeminin tek etkisi artık bunu görebilir olmamız.

Yeni iş modelleri yaratan bu girişimler bize çok uzun süredir yepyeni nedenler sunarken buna direnen bizler için tek sebep öğrenilmiş çaresizliklerimiz. Sosyal mesafe çaresizliğimizinse bize yeni iş modellerini öğrenmeyi dayatması ise kusursuz bir ironi. Öğrenilmiş çaresizliklerimizin kapattığı zihinlerimiz başka bir çaresizliğimizle açılmaya başlıyor. Şimdi hiç olmadıysa büyük masalarında oturup karar vermek için yüzlerce ve çoğu işin değil insanın doğası gereği karmaşıklaşan süreçlerine bir sosyal mesafe etkisi koyacak şirket yöneticileri. Binasız ve insansız çalışabilme senaryoları ile ilgili bir şeyleri hayal ettirebilmek en azından çok daha kolay artık. Yeni kavramlar yaratmak konusundaki hünerimizi iş o kavramları içselleştirip eyleme dönüştürmek için kullanmaya başladığımızda bir daha ki pandemi için kaygılarımız aynı zamanda ekonomik olmaktan çıkmaya başlar belki de.

Önümüzdeki dönemde şimdiye kadar yarattıklarımızdan çok daha fazla kavram yaratacağımıza şüphe yok. Yakın geleceği eski paradigmalarla açıklamaya çalışmaktan uzaklaştırması bile yeterli olacak eğer pandemi bunu başarabilirse. Bugünden büyük bir değişimin olacağını söyleyemeyecek kadar zaman geçirdi insanoğlu dünya üzerinde. Aynı haftada dünya tarihinde ilk kez özel bir girişim uzaya astronot taşıyan bir roket gönderirken, aynı cofrağyada bilmem kaçıncı kez bir polis 8 dakika boyunca yerde çaresiz yatan bir insanın boğazına bastırarak ölmesini bekledi. Olup biten üzerinden yaptığımız okumalarda ne aşırı iyimser ne de çok kötümser olmayın diyen bu iki örnek bile farkındalık konusunda hala almamız gereken çok adım olduğunu gösteriyor. Sosyal mesafe motifli yeni normali ya da belirsizlikler içerisindeki sıfır noktasını değerlendirirken tek bir soru sizin ileri ya da geri gideceğinize yön verecek. Neden?